14 Şubat 2010

Bebek Kafası 001

by admin — Categories: Bebek Kafası2 Comments

Bebek Kafası

gizli bir güçtür bilinmez

Büyütür yoksulları” – Â.İlhan

PSİKOLOG : Tane tane konuşan, kısa saçlı, zarif bir hanımefendi. İkinci seansta bana “Dünya o kadar da matah bi yer diil Vedat Bey” dedi. “Bence matah bi yer, başka gezegende hayat yok” dedim. “Esasen haklısınız” dedi.

CAĞALOĞLU : Eski Cumhuriyet’in sokağı. Az gecesi. Üçe üç maç yapıyoruz, üçte devre altıda bite! Bi gol kala hır çıktı, kafalardan buhar tüte tüte, bağrışmalar oldu, biri maçı terk edip gitti. “Ya, gel, maç bitsin” dedik, iyice tavır alıp hızla gitti. Güvenlik görevlisine oyna dedik, güldü, olmaz dedi. İkiye iki de olsa bitirmek kararındaydık. Tam o an, sokağın başında, lambanın altında O göründü! O! Forma, şort, halı saha kramponu giymiş, elinde de futbol topu tutan bir genç. Bize doğru geliyordu. O an başka herhangi birine ihtiyaç yoktu. Sessizce bekledik, kramponların sesi duyuluyordu. Konuşma mesafesine gelince “Bi gol kaldı, adam eksik, oynar mısın arkadaşım?” diye sorduk. “Oynamam mı?” dedi. Maçı üçe üç tamamladık. Ve böylece şen oldu oralar!

ESKİ YUNAN : Tanrılara inanmıyorum ama bi sinerji var!..

KADİR İNANIR : Gazeteci bi arkadaşım vardı. Sorularıyla ünlüleri, siyasetçileri yıldırırdı. Bi galada mı ne, gasteciler Kadir İnanır’a “Uzun zamandır görünmüyodunuz” demişler, Kadir Bey de “İnzivaya çekildim, dört bin sayfa kitap okudum” diye cevap vermiş. Arkadaşım “Hangi kitaplar acaba?” diye sorunca, Kadir İnanır’ın verdiği cevap şu: “Benim canımı sıkma!”

AZALARAK BİTSİN : “Psikolojikman” ve “Otomatikman”. (Önce ikincisi bitsin!)

SEVGİLİLER GÜNÜ : Toplu sünnet kafası.

AŞK : Tabii ki seviyorum. Seni sevmeyip de kimi sevicem? Bununla beraber dışarıda kalan kolumu yorganın içine sokmayı da seviyorum. Yani, beni de seviyorum. Beni korumazsan nasıl sevicem?

CÜNEYT ARKIN : İnanır’la konuşan arkadaşım, bi başka zaman da, bi oteldeki gecede Cüneyt Arkın’a soru üstüne soru sormuş. Sonra ikisi tuvalette karşılaşmışlar. Kalabalıkta sinirlerine hakim ola Cüneyt Bey, tuvalette arkadaşımın yüzünü, tek eliyle hafifçe sıkmış ve şöyle demiş: “Sen benim oğluma benziyosun!”

vedat_ozdemiroglu_bebek_kafasi

BİTKİ ÇAYI : Çay zaten bitki ki…

RÜYA : kırdayım ben – ama böyle yokuş yukarı – ağaçlar var çam ağaçları – otlar pırıl pırıl yağmurda – neredeyse toprak koktu rüyada / yağmur dindi – baktım yuvasından çıkan ilk karıncaya – dikkatli bakınca büyüdü ve sarıldı boynuma – simsiyahtı gece elbisesi – bana yorgunluktan bahsetti / sonra küçüldük ikimiz – bana yuvasını gösterdi – yuvası tertemizdi – işte bu rüyayı anlattım ona – dinledi beğendi karınca

TÜRK’ÜN HEDİYE VERDİĞİ AN : Sana layık –öp– diil ama –öbür yanaktan öp!– Bana layık dilse -öp- niye veriyosun –diğer yanağı öp!- Bana layık işte canım, sağol. “Sana layık diil” bitsin!

AHMET KAYA : ‘Pırıl pırıl yaşadım tam üç dakika tastamam!’

PSİKİYATRİST : Şık kadife pantolonlu, ekose gömlekli, zaman zaman gözlüklü, steril bir adam. Kitabımı imzalayıp verdim. Sonraki hafta anlattı, oğlu kitabı okumuş, “Bu adam sana niye geliyo ki?” demiş. Buna anlatacak kadar samimi bir adam. “İki kişi konuştuğunda, aslında altı kişi konuşuyo” dedi bana. “Nasıl oluyor” deyu sordum, “Siz, sizin kendinizi sandığınız kişi, onun sizi sandığı kişi, o, sizin onu sandığınız kişi, onun onu sandığı kişi” dedi. Azıcık kalan aklım da o an havaya karıştı. “Dışarda karşılaşırsak fazla samimi davranmayız biz hastalarımıza” dei bi de. Hiç de rastlaşmadık bu arada. (İlk kez hatırlayıp yazdım, şimdi illa ki rastlaşırız!)

İLGİNCİM VE İLGİNÇ KALACAĞIM : Sıradan olmamak için türlü ilginçliklere taze gelin gibi sarılan güruh var. Bunlara, belli bi mesafeden “Mardin, Midyat, İbranice, pozitif, negatif” diye bağırıp kaç, bi saat sonra gel, al!..

AZALDI VE BİTTİ : Beni enterese etmez!..

DRAMATİK BİR TELEFON KONUŞMASI : Çocuktum, balkonda arkadaşıyla dertleşen bir adamın anlattıklarını dinlemiştim. Askerlik çağındaki haylaz oğlu, pavyonda çalışan bir kadına tutulmuş. “Parasını yiyomuş” kadın. Adam da kadının telefonunu bulup, “Oğlumun peşini bırak!” konuşması yapmak için aramış ve felsefi bir üslupla “Kızım, sen şu an bir ata biniyosun ve at hızlı gittiği için memnunsun… Ama bu hızlı gidişin çok kötü düşüşü olur, dikkat et” demiş. Kızın verdiği cevabı duyunca yanaroğlu olmuştum: “Sıs lan, atın da ağzına sıçiim, senin de!..”

İKİ FİLM BİRDEN : Siyah beyaz, tarihi filmde, yiğit Türk savaşçı, kâfirlere esir düşüyor. Huzuruna getirdikleri prenses “Bu cengaverden tohum almak istiyorum, bizi yalnız bırakın!” diyor. Elleri zincirli kahramanımız, prenses üstüne oturduğunda “Haaayğıııır” diye bağırıyor. Bi başka filmde, sevişen Banu Alkan ve Gökhan Güney, sonradan kardeş olduklarını öğrenip, intihara yöneliyorlar. E ama kardeş, kardeşe azıcık benzer yav…

KARTUŞ : Kartonla aşırı samimi olmuş gibi…

1 OCAK 2013 : Karamsar ruhlarını felaket senaryolarıyla besleyen dürrükleri görmek istediğim tarih.

TEKEL : İdeolojik tabii, ya ne olacağıdı? İnsan, siyasal hayvan diil mi ki ne? İşçi eylemi için ‘ideolojik’ diyen bi başbakan daha gösterin, hadi!

ÖZDEMİR ERDOĞAN : Ama aynı şarkıda hem ‘Paranın ne önemi var’ diyosun, hem de ‘Giderek dikleşiyor hayat yokuşu’ diyosun güzel abi!

BU ARADA : Bi komutanın ‘Özdemir, gel buraya, bak adını da öğrendim’ demesi, ‘Özdemir, benim soyadımın bi kısmı’ demem, ‘İyi, sus’ demesi…

FARK : Güzelse bak, çok güzelse seyret.

GİTTİĞİN DÜNDEN BERİ : canım sıkkın – kedi miskin – sen nerdesin – sen yoksun – filmler kötü – şarkılar eksik – kafam bozuk – bana yazık – burada değilsin – sen nerdesin – dolunay açtı – keyfim kaçtı – zaman durmadı ama çok yavaşladı – sen gittin – ben de yokum

BAŞLAYIP BIRAKANLARA SOSYALİZM : Yaşasın kardeşliğin halkları…

14 Şubat’a Özel Mekanlar

SPATULA : Bağdat Caddesi’nde bulunan çılgın mekan, Sevgililer Günü’nde, çiftlere sürprizler sunacak. İsteyen çiftlere fıçı biradan birbirinin kafasını yıkama imkanı verilirken, masaj isteyenler kendilerini yavru su aygırına çiğnetebilecek. Mekanın ünlü kokteylleri “Çekik Gözlü Yosma”, “Diri ve Yalnız”, “Titreyen Zevk” ve “Hilmi Tuhafiye” adını taşıyor.

KERİM VE ARKADAŞI : Tarlabaşı’nda öğrenci evinden bozma kült geceyarısı barı. Çıplak ayak ve ayılı tulum zorunlu. Sevgilisiz olan, en fazla üç bira içebiliyor. DJ Tıynetsiz, Hırvat elektronik müziğinde bir numara olarak biliniyor. Duş jeli yalamak kesinlikle yasak.

TERBİYESİZ ADAM : Asmalımescit’in gözde mekanı, Sevgililer Günü için dört Rus dansçı, iki Moğol ateşbaz ve yedi noter adayıyla anlaşmış durumda. Bu güne özel olarak, şarap kor halinde aşıkların boğazına damlatılacak. DJ Güldenay, müşteri isteklerinde kıvırcıklara öncelik tanıyor.

2 Comments »

  1. didem diyor ki:

    öpüyorum bi dolu bebek kafasyla!

  2. fırat diyor ki:

    kafam bebekleşti sanki… bebeklerim adamlaştı…benjamin button hesabına:D

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

© 2014 V.Ö Vedat Özdemiroğlu All rights reserved - Wallow theme v0.46.5 by ([][]) TwoBeers - Powered by WordPress - Have fun!